Hey, this photo is © Berna Mutlu Aytekin

2-3 yaşlarında konuşmayı öğrenmişim, henüz kitap okuyamazken annem bana kitap okurmuş. Hemen hemen her çocuk gibi ben de tekrar tekrar okumasını istermişim. Arada atladığı yerler olursa sayfaları geri çevirtir. “Burada şu oldu, şurada bu oldu onları söylemedin?” dermişim. O okurken ben ezberlermişim hikayeleri, masalları…

5 yaşında ilkokula başladığımda okumayı çabuk söktüğümü hatırlıyorum ve yazımın da pek güzel olmadığını. O zamanlarda ilkokul öğretmenim bana eğer yazımı yaz tatilinde çalışıp düzeltirsem Can kitaplarından kocaman bir seri hediye edeceğini söylemişti. Ah o beyaz kapaklı kitaplar. Hala bana kendimi mutlu hissettirir. Bu küçük vaad karşısında o okunamayan yazılar o yaz tatilinde düzeldi. Sırf o yepisyeni bembeyaz ciltli kitaplara kavuşmak için…

Yine ilkokul döneminde babamın bana ben doğunca hediye ettiği ansiklopedileri okuyarak uykuya dalardım. Ansiklopedilerin renkli dünyası bir çok masal kitabından daha güzel gelirdi. Denizler nasıl oluşur, bulutlar nasıl oluşur, kim kimdir, ne nerededir… 10 kitaptan oluşan bir ansiklopedi serisi. Hala yere göğe koyamam, evimde en sevdiğim köşede saklarım..

İlkokulun sonlarına doğru kuzenimin kitap özeti çıkarma konulu yaz tatili ödevleri olurdu. O kitap okumaktan pek sıkılır onun yerine kitapları okumamı isterdi. Ben okur sonra ona anlatır özetini yazdırırdım. 30 -35 sayfalık özetler çıkardı. Bana anlatması da okuması da çok güzel bir uğraş olurdu…

Ortaokula geçtiğimde dayım bana kendi ansiklopedilerini hediye etti. Onlara kendi kadar iyi bakabileceğimi düşünmüştü. Gece uyurken okumaya kalktığım bu ansiklopediler diğerleri kadar hafif değildi. Genelde bacaklarım ezilirdi. Annem söylene söylene gece yatakta kucağımdan külçe gibi Meydan Larousse’ları alırken göz numaram 4 numaraya kadar ilerlemişti…

Lisedeyken henüz yeni açılan okulumuza bir de kütüphane yapılmıştı ve Türkiye’nin dört bir yanından kitaplar hediye edilmişti. Hemen kütüphane düzenleme işine giriştik. Ve tahmin edin ilk okumak istediğim kitaplar hangileriydi? Hızlı okuma teknikleri kitapları ve Bilim Teknik dergileri. Geceleri kitap, dergi, ansiklopedi okuyup uyumak küçüklükten beri en sevdiğim şey. O günlerden sonra artık daha da hızlı okuyabiliyordum. Dünyanın sırrını keşfetmiş gibiydim.

Üniversitede mecburen okumak gereken kitaplar dayatıldığı için bu hevesim biraz kırılsa da bir yaz tatilinden erken dönmek suretiyle tanıştığım Zonguldak Şehir Kütüphanesi ve Orhan Pamuk kitapları o yazımı çok güzelleştirmişti. Gerçekten, -bir kitap okudum ve hayatım değişti- Bu yeni hayatın ardından gelen okuma açlığı halen peşimi bırakmıyor. Gönül ister ki son nefese kadar bir şeyler öğrenebileyim. Okuyayım. Hayatım hep kitaplar ile geçsin. Okumak zorunda olduğum üniversite kitaplarını ise şimdi seve seve tekrar okuyorum, orası ayrı. O dönemde zorla dayatılması pek hoşuma gitmemişti sadece…

Ben anlatmayı severim. Saatlerce anlatabilirim, yazabilirim hatta. Benim Günlerim adlı blogumda çokça konuşuyorum. Oysa bu blog biraz farklı. Kitap ile Hayat benim bitmek bilmeyen kitap okuma aşkımı sizlerle paylaşabilmem için açıldı. Sizlerin yorumları ile güzelleşecek ve büyüyecek. Belki başkalarına kitap okumaları için ilham verecek…

Belki benim yeni bir şeyler öğrenme isteğimi kamçılayacak…

Ben Berna Mutlu Aytekin. Okuduğum kitapları sizlerle paylaştığım Kitap ile Hayat’a hoş geldiniz…